Herkesin ısrarla birbirine benzemeye çalıştığı, fabrikasyon hayatlar sürdürdüğü zamanlardayız ne yazık ki…Özgün olmak emek ve seçicilik gerektirdiğinden ve herkesin dilinden düşmeyen bir “zaman” problemi olduğundan “taklit” olmayı tercih edenler çoğunlukta. Kaçıyorum ben böyle insanlardan…Hayatı seven, algısı derin ve geniş, duyarlılığı ve empati yeteneği gelişmiş, mütevazi ve sadeliği şıklıkla birleştirmiş insanları alıyorum hayatıma. Bu hayat benim olduğuna göre seçici davranmak da doğal hakkım diye düşünüyorum. Tabii ki aşağılamaksızın her tür insanla irtibat halindeyim ve saygı duyuyorum.Ama paylaştıklarım çok minik….
Ruh…..Doyurulması zor, bilgelik isteyen bir olgu….Zerafet taşımayan yeni akımlara, tüketim çılgınlığına, abartılı arkadaşlıklara, sanal zevklere bağlı kalarak köreltilemeyecek kadar değerli…Zoru seçmek söz konusu olduğunda sanırım ön sırada yer alıyorum. Hayatım boyunca hiç bir şeyi geçiştirerek yapmadım ben. Bunu kendime ve uğraştığım şeye saygısızlıkla bağdaştırıyorum. Tekil mutluluktan çoğul mutluluğa ulaşmanın birinci koşulu çünkü kendine saygı duymak. Kendine, yaradılışına, evrendeki yerine derinden gelen dürtülerle saygı duyan insanlar zaten başka şekilde yaşamayı da bilmiyorlar….Herkesin yaptığını yapmak, herkesin gittiği yere gitmek, moda olanı almak,giymek,döşemek v.s dokunuyor onların ruhlarına…Kendi özgünlüklerini bozmak ağır geliyor ruhlarına…Hep dediğim gibi gözümüz daima dışarıda olup bitenlerde. İçeriye hiç bakmıyoruz. Kendimizle konuşmayı, gönlümüzü yapmayı, açılan yaralarımızı onarmayı hep erteliyoruz…Sonuç; artık her şeyden şikayet eden, kimsenin birbirine güvenmediği, çıkar ilişkilerinin ve tek düzeliğin sardığı bir toplum……Hayatınızdaki insanları, eşyaları,parayı,kariyeri ve maddesel herşeyi çoğaltmanız gerektiğine ve bunu yaparken kendinizi eksiltmeniz gerektiğine kim karar verdi, bu size nasıl öğretildi bilmiyorum. Kendinizden vazgeçmenin bedeli gözlerinizi kaparken yaşayamadıklarınız için duyduğunuz pişmanlıktır….Ve yapamadıklarına pişman olarak ölen bir insandan daha acı hiç bir şey yoktur evrende…………………………….




